…
Kurban Bayramı; kurban, tekbir, dua ve ibadetlerle müminlerin Rabbine daha fazla yaklaştığı mübarek günlerdendir. Bu kıymetli vakitlerde farz ibadetlerin yanında nafile namazlar, zikirler ve dualarla meşgul olmak gerekir.
Bizler bu yazımızda, Kurban Bayramı gecesinde ve gününde kılınması tavsiye edilen bazı namazlar ile bunlara dair rivayetleri bir araya getireceğiz.
Rivayetlere geçmeden önce bayram namazlarını kılmanın faziletine dair şu rivayeti hatırlatmak isteriz:
Bayram namazlarını kılmanın faziletine dair Mihnef b. Süleym Radıyallahu Anh’dan şöyle rivayet edilmiştir:
“Ramazan bayramı günü (bayram namazına) çıkmak bir umreye, Kurban bayramı günü de (bayram namazına) çıkmak (sevap açısından) bir hacca denktir.”[1]
[1] İbn Receb el-Hanbeli, Letâifü’l Meârif, 315 (Şirketü’l Kudüs, 2012)
…
KURBAN BAYRAMI GECESİNİ İHYA ETMENİN FAZİLETLERİ ve BU GECEDE KILINACAK NAMAZLAR
1. Ebu Ümame Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ، قَالَ: “مَنْ قَامَ لَيْلَتَيْ الْعِيدَيْنِ مُحْتَسِبًا لِلّٰهِ، لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ يَوْمَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ
“Her kim Allahu Teâlâ’nın rızasını umarak iki bayram gecesini ihyâ ederse, kalplerin öldüğü günde onun kalbi ölmez.”[1]
…
2. Ubade b. Samit Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«مَنْ صَلّٰى لَيْلَةَ الْفِطْرِ وَالْأَضْحٰى، لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ يَوْمَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ»
“Her kim Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerinde namaz kılarsa kalplerin öldüğü günde onun kalbi ölmez.”[2]
…
3. Peygamber Efendimizin ﷺ şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
مَنْ أَحْيَا اللَّيَالِيَ الْخَمْسَ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ: لَيْلَةُ التَّرْوِيَةِ، وَلَيْلَةُ عَرَفَة، وَلَيْلَةُ النَّحْرِ، وَلَيْلَةُ الْفِطْرِ، وَلَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ
“Kim şu 5 geceyi ihya ederse cennet ona vacip olur:
1- Terviye gecesi (24 Mayıs 2026 Pazar gününün akşamı)
2- Arefe Gecesi (25 Mayıs 2026 Pazartesi gününün akşamı)
3- Kurban Bayramı Gecesi (26 Mayıs 2026 Salı gününün akşamı)
4- Ramazan Bayramı Gecesi
5- Şaban ayının 15. Gecesi (Beraat Gecesi)”[3]
…
4. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
مَنْ أَحْيَا لَيْلَةَ عِيدِ النَّحْرِ، ثُمَّ يُصَلِّي صَلَاةَ الْعِيدِ، خَرَجَ مِنْ ذُنُوبِهِ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ. وَإِنَّ اللّٰهَ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى يَفْتَحُ أَبْوَابَ الْخَيْرِ لَيْلَةَ كُلِّ عِيدٍ، وَيَعُودُ فِيهَا بِالْكَرَامَاتِ عَلَى الْعَامِلِينَ، وَيَجُودُ بِالْعَفْوِ عَلَى الْمُقَصِّرِينَ. وَمَنْ قَالَ لَيْلَةَ الْعِيدِ: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ أَرْبَعَ مِائَةِ مَرَّةٍ، كَتَبَ اللّٰهُ تَعَالٰى لَهُ ثَوَابَ عِتْقِ مِائَةِ رَقَبَةٍ، وَإِنْ قَالَهَا أَلْفَ مَرَّةٍ كَانَتْ فِدَاءَهُ مِنَ النَّارِ
“Her kim Kurban Bayramı gecesini (zikir, dua ve nafile namazlarla) ihyâ edip ardından bayram namazını kılarsa, annesinden doğduğu gün gibi günahlarından çıkar. Şüphesiz Allah Subhânehu ve Teâlâ her bayram gecesinde hayır kapılarını açar; o gecelerde amel eden kullarına ikramlarda bulunur, kusurlu davrananlara da affıyla muamele eder. Her kim bayram gecesi dört yüz defa: ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh’ derse, Allahu Teâlâ ona yüz köle azat etmiş sevabı yazar. Eğer bunu bin defa söylerse, o zikir kendisine ateşten kurtuluş fidyesi olur.”[4]
…
5. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ ﷺ : مَنْ أَحْيَا لَيْلَةَ النَّحْرِ، وَضَحّٰى يَوْمَ الْعِيدِ، وَأَطْعَمَ مِنْهَا الْمَسَاكِينَ خَرَجَ مِنْ ذُنُوبِهِ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ
“Her kim Kurban Bayramı gecesini (ibadetle) ihyâ eder, bayram günü kurban keser ve o kurban etinden fakirlere yedirirse, annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlarından çıkar.”[5]
…
6. Abdulkadir Geylani hazretlerinin el-Gunye adlı kitabında şöyle geçmektedir:
صَلَاةُ لَيْلَةِ الْأَضْحَى، وَهُوَ أَنْ يُصَلِّيَ رَكْعَتَيْنِ، يَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ خَمْسَ عَشْرَةَ مَرَّةً، وَقُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ كَذٰلِكَ، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِثْلَ ذٰلِكَ، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ كَذٰلِكَ، فَإِذَا سَلَّمَ قَرَأَ آيَةَ الْكُرْسِيِّ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ، وَاسْتَغْفَرَ اللّٰهَ خَمْسَ عَشْرَ مَرَّةً، يَدْعُو بِمَا شَاءَ مِنْ خَيْرِ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ
“Kurban bayramı gecesinde kılınacak namaz şudur:
Kişi iki rekat namaz kılar. Her rekatta Fâtiha’yı 15 defa okur. Ardından İhlâs sûresini de aynı şekilde 15 defa okur. Sonra Felak suresini aynı şekilde 15 defa, ardından Nâs suresini de aynı şekilde 15 defa okur. Namazı bitirip selâm verince, üç defa Âyete’l Kürsî’yi okur ve 15 defa Allah’a istiğfar eder. Daha sonra dünya ve âhiretin hayırlarından dilediği şekilde dua eder.”[6]
…
7. Selman-ı Farisi’den Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«مَا مِنْ عَبْدٍ يُصَلِّي لَيْلَةَ الْعِيدِ سِتَّ رَكَعَاتٍ إِلَّا شُفِّعَ فِي أَهْلِ بَيْتِهِ كُلِّهِمْ قَدْ وُجِبَ لَهُمُ النَّارُ»
“Her kim iki bayram gecesinde altı rekat (nafile namaz) kılarsa, o kişi gerçekten kendileri için o (cehennem) ateş(ine girmesi) vacip olan hane halkının hepsi(nin kurtuluşu) hakkında şefaatçi kılınır (ve onların cehennemden kurtulup, cennete girebilmeleri için şefaat etme izni kendisine verilir).”[7]
…
KURBAN BAYRAMINDA BAYRAM NAMAZINDAN SONRA KILINACAK NAMAZLAR
Bayram namazından sonra kılıncak olan namazlarla ilgili rivayetlere geçmeden önce şunu hatırlatmak isteriz;
Hanefi mezhebine göre alimlerimiz bayram namazından sonra kılınacak olan bu namazların, bayram namazının kılındığı yerde kılınmasını uygun görmemişler ve bu namazların evde kılınması gerektiğini söylemişlerdir.[8]
Hanefi fukahasından İbn Nüceym Hazretleri bu konuyu şöyle açıklamıştır:
“Bayram namazından önce nafile namaz kılmak mekruhtur. İster musallâda (bayram namazı kılınan yerde), ister evde kılınsın hüküm aynıdır. Musallâda nafile kılmanın mekruh oluşunda ihtilaf yoktur.
Nafile namaz kılmak ‘bayram namazından önce’ şeklinde kayıtlamıştır. Bayram namazından sonra nafile namaz kılma hususunda ise tafsilat vardır. Şayet nafile namaz musallâda kılınırsa, cumhura göre mekruhtur. Eğer evde kılınırsa mekruh değildir.
Musallâda kılmanın mekruh oluşunun delili, Kütüb-i Sitte’de İbn Abbas Radıyallahu Anhümâ’dan rivayet edilen şu hadistir:
‘Peygamber Efendimiz ﷺ (musallaya) çıktı ve insanlara bayram namazı kıldırdı. Bayram namazından önce de sonra da namaz kılmadı.’
Hadiste geçen ‘Bayram namazından sonra da kılmadı’ ifadesi, nafile namazın musallâda kılınması duruma hamledilmiştir. Çünkü İbn Mâce’nin rivayetinde şöyle gelmiştir:
‘Rasûlullah ﷺ bayram namazından önce hiçbir namaz kılmazdı. Evine döndüğü zaman ise iki rekat namaz kılardı.’
Kâdı Han’ın Fetâvâ’sında ve Hulâsa’da şöyle denilmiştir:
“Bayram namazından sonra nafile olarak dört rekat namaz kılmak daha faziletlidir.”
Bu dört rekatlık namaz mutlak ifade etmiştir. Buna göre bu hüküm kuşluk namazını da kapsar. Ayrıca bayram namazını kıldıran imamı ve cemaatten biri olarak kılanı da kapsar. Hatta Sirâcü’l Vehhâc’da geçtiği üzere, bayram namazını kılamayan kimseyi de içine alır. Bu sebeple Hulâsa adlı kitapta: ‘Kadınlar kuşluk namazı kılmak isterlerse, imam bayram namazını kıldırdıktan sonra kılarlar.’ denilmiştir.”[9]
…
KILINACAK NAMAZLAR
1. Süfyan-ı Sevri Rahimehullah şöyle buyurmuştur:
يُسْتَحَبُّ أَنْ يُصَلِّيَ بَعْدَ عِيدِ الْفِطْرِ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً وَبَعْدَ عِيدِ الْأَضْحَى سِتَّ رَكَعَاتٍ
“Ramazan Bayramı’ndan sonra on iki rekat, Kurban Bayramı’ndan sonra ise altı rekat namaz kılmak müstehaptır.”[10]
…
2. Hazreti Ali Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
حَدِيثُ عَلِيٍّ عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ ﷺ قَالَ: «مَنْ صَلّٰى بَعْدَ الْعِيدِ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ كَتَبَ اللّٰهُ تَعَالٰى لَهُ بِكُلِّ نَبْتٍ نَبَتَ وَبِكُلِّ وَرَقَةٍ حَسَنَةً
“Kim bayram namazından sonra dört rekat namaz kılarsa, Allahu Teâlâ onun için biten her bir bitki ve her bir yaprak karşılığında bir sevap yazar.”[11]
İbn Ebi Şeybe’nin ‘el-Musannef’ kitabında beyan ettiğine göre sahabe-i kiramdan Hazreti Ali, Abdullah b. Mesud ve Büreyde Radıyallahu Anhum, tabiinden Said b. Cübeyr, İbrahim en-Nehaî, Alkame, Mücahid, İbn Sirin ve Hasan-ı Basri hazeratı bayram namazından sonra dört rekat namaz kılarlardı.[12]
…
3. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَقَالَ ﷺ: «مَنْ صَلّٰى يَوْمَ الْعِيدِ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ، يَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ الْفَاتِحَةَ مَرَّةً، وَسُورَةَ الْإِخْلَاصِ إِحْدٰى عَشْرَةَ مَرَّةً، ثُمَّ يَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ عَزَّ وَجَلَّ مِائَةَ مَرَّةٍ، يُهْدِي ثَوَابَهَا لِأَمْوَاتِ الْمُسْلِمِينَ، فَإِنَّ اللّٰهَ تَبَارَكَ وَتَعَالٰى يُوصِلُ إِلٰى كُلِّ قَبْرٍ مِنْ قُبُورِهِمْ صَدَقَةً تُفَرِّحُهُمْ، وَيَقِفُونَ كُلُّهُمْ بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ تَعَالٰى وَيَقُولُونَ: اَللّٰهُمَّ فَرِّحْ مَنْ فَرَّحَنَا فِي هٰذِهِ السَّاعَةِ، وَاغْفِرْ لَهُ وَأَدْخِلْهُ الْجَنَّةَ، فَيَقُولُ اللّٰهُ تَبَارَكَ وَتَعَالٰى لَهُمْ: وَأُنْزِلُ عَلَيْهِ إِذَا مَاتَ أَلْفَ رَحْمَةٍ، وَأَرْفَعُ لَهُ أَلْفَ دَرَجَةٍ فِي الْجَنَّةِ.
وَمَنْ أَكْرَمَ عِيَالَهُ يَوْمَ الْعِيدِ أَكْرَمَهُ اللّٰهُ، وَمَنْ أَحْسَنَ يَوْمَ الْعِيدِ إِلَى يَتِيمٍ أَوْ فَقِيرٍ أَوْ مُحْتَاجٍ أَوْ مِسْكِينٍ مِمَّا تَمْلِكُهُ يَدَاهُ أَعْطَاهُ اللّٰهُ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ، وَأَطْعَمَهُ اللّٰهُ تَعَالٰى مِنْ طَعَامِ الْجَنَّةِ عِنْدَ خُرُوجِ رُوحِهِ، وَمَنْ وَصَلَ رَحِمَهُ يَوْمَ عِيدٍ صَلَّتْ عَلَيْهِ الْمَلَائِكَةُ، وَكَانَ لَهُ بِكُلِّ خُطْوَةٍ حَسَنَةٌ، وَمَنْ وَقَعَ فِي مَعْصِيَةٍ يَوْمَ عِيدٍ لَعَنَهُ اللّٰهُ مِنْ فَوْقِ عَرْشِهِ، وَنَادَاهُ مُنَادٍ: أَمَا تَسْتَحْيِي يَا خَاسِرُ؟!
“Kim bayram günü dört rekât namaz kılar; her rekâtta bir defa Fâtiha, on bir defa İhlâs Suresi’ni okur, ardından Allah Azze ve Celle’ye yüz defa istiğfar eder ve bunun sevabını ölmüş Müslümanlara hediye ederse, Allahu Teâlâ onların kabirlerinden her bir kabre kendilerini sevindirecek bir sadaka (sevabı) ulaştırır. Onların hepsi Allah Teâlâ’nın huzurunda durup: ‘Allah’ım! Bu saatte bizi sevindiren kimseyi sen de sevindir, onu bağışla ve cennete koy.’ derler.
Bunun üzerine Allah Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurur:
‘O öldüğü zaman üzerine bin rahmet indiririm ve cennette onun derecesini bin derece yükseltirim.’
Kim bayram günü ailesine ikramda bulunursa Allah da ona ikram eder. Kim bayram günü bir yetime, fakire, muhtaca veya miskine, elindeki imkânlardan iyilikte bulunursa Allah onun amel defterini sağ tarafından verir ve ruhu çıkarken ona cennet nimetlerinden yedirir.
Kim bayram günü akrabalık bağını gözetirse melekler ona salât (dua) eder ve attığı her adıma bir hasene yazılır.
Kim de bayram günü bir günaha düşerse Allah onu Arş’ının üstünden lânet eder ve bir münâdî ona: ‘Ey hüsrana uğrayan kişi! Hiç utanmıyor musun?!’ diye seslenir.”[13]
…
4. Muhammed b. Hatîrüddîn Gavs’ın el-Cevâhirü’l Hams kitabında şöyle geçmektedir:
وَيُصَلِّي بَعْدَ الْعِيدِ وَالْخُطْبَةِ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ تَسْلِيمَةً يَقْرَأُ فِي الْأُولَى الْأَعْلَى وَفِي الثَّانِيَةِ وَالشَّمْسِ وَفِي الثَّالِثَةِ الضُّحَى وَفِي الرَّابِعَةِ الْإِخْلَاصِ مَرَّةً مَرَّةً يَمْحُو اللَّهُ تَعَالَى بِهَا ذُنُوبَ خَمْسِينَ سَنَةً.
“Bayram namazı ve hutbeden sonra bir selâm ile dört rekat namaz kılınır. Birinci rekatta A‘lâ Suresi, ikinci rekatta Şems Suresi, üçüncü rekatta Duhâ Suresi, dördüncü rekatta ise İhlâs Suresi birer defa okunur. Allahu Teâlâ bu namaz sebebiyle elli senelik günahları siler.”[14]
…
5. Muhammed b. Hatîrüddîn Gavs’ın el-Cevâhirü’l Hams kitabında şöyle geçmektedir:
فَإِذَا قَامَ وَدَخَلَ بَيْتَهُ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ يَقْرَأُ فِيهَا بَعْدَ الْفَاتِحَةِ ﴿إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ﴾ ثَلَاثًا، يَجِدُ ثَوَابَ الْأُضْحِيَّةِ إِنْ كَانَ مُقِلًّا. وَإِنْ كَانَ غَنِيًّا يُضَحِّي وَيَقُولُ إِذْ ذٰلِكَ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ، اَللّٰهُمَّ هٰذَا فِدَائِي لَحْمُهَا بِلَحْمِي وَدَمُهَا بِدَمِي وَعَظْمُهَا بِعَظْمِي، إِلٰهِي تَقَبَّلْ مِنِّي كَمَا تَقَبَّلْتَ مِنْ خَلِيلِكَ إِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ
“Kişi (bayram namazı ve hutbe bittikten sonra) kalkıp evine girdiğinde iki rekat namaz kılar. Bu namazda Fâtiha’dan sonra üç defa Kevser Suresi’ni okur. Eğer bu kişi fakir ise kurban kesmiş sevabı elde eder. Eğer kişi zengin ise kurbanını keser. Sonra şu ayeti okur: ‘Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’a içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.’[15]
Ardından şöyle dua eder:
“Allah’ım! Bu kurban benim fidyemdir. Onun eti benim etime, kanı kanıma, kemiği kemiğime karşı gelsin. İlâhî! Tıpkı dostun İbrahim Aleyhisselam’dan kurbanını kabul buyurduğun gibi benden de bu kurbanı kabul buyur.”[16]
Bu Rivayette Geçen, Kurban Kesildikten Sonra Okunacak Ayet ve Dua:
إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ
اَللّٰهُمَّ هٰذَا فِدَائِي لَحْمُهَا بِلَحْمِي وَدَمُهَا بِدَمِي وَعَظْمُهَا بِعَظْمِي، إِلٰهِي تَقَبَّلْ مِنِّي كَمَا تَقَبَّلْتَ مِنْ خَلِيلِكَ إِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ
[1] Sünen-ü İbn Mâce, Sıyâm, No: 1782
[2] Taberani, el-Mucemü’l Evsat, No: 159
[3] Nüzhetü’l Mecâlis, Abdurrahman es-Safurî, 1/213 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017); ruhul beyan
[4] İbnü’l Cevzi, en-Nur fî Fezâili’l Eyyâm ve’ş Şuhur, 93 (Dairatü’ş Şüuni’l İslamiyye, 2018)
[5] İbnü’l Cevzi, en-Nur fî Fezâili’l Eyyâm ve’ş Şuhur, 94 (Dairatü’ş Şüuni’l İslamiyye, 2018)
[6] el-Ğunye li Tâlibî Tariki’l Hak, Şeyh Abdulkadir Geylani, 414 (Mektebetü’l İlmi’l Hadis, 2001)
[7] Deylemi, el-Müsned, No: 6027
[8] İbn Abidin, Reddü’l Muhtar, 3/60 (DKİ, 2011)
[9] İbn Nüceym, El-Bahru’r Râik, 2/279 (DKİ, 2025); İbn Abidin, Reddü’l Muhtar, 3/50 (DKİ, 2011)
[10] İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d Din, 1/589 (Daru’l Feyha, 2022)
[11] Serahsi, el-Mebsut, 2/39 (Daru’l Marife, 2009); Kâsâni, Bedâiü’s Sanâî, 1/468 (Daru İbn Hazm, 2024)
[12] Murtaza ez-Zebidî, İthâfü’s Sâdeti’l Muttakin, 3/678 (DKİ, 2020)
[13] İbnü’l Cevzi, en-Nur fî Fezâili’l Eyyâm ve’ş Şuhur, 93, 94 (Dairatü’ş Şüuni’l İslamiyye, 2018)
[14] Muhammed b. Hatîrüddîn, el-Cevâhirü’l Hams, 41 (DKİ, 2010)
[15] Enam Suresi, 162. Ayet
[16] Muhammed b. Hatîrüddîn, el-Cevâhirü’l Hams, 41 (DKİ, 2010)


