…
1. Abdullah b. Mesud Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimizin ﷺ Ramazan ve Kurban bayramlarında yaptığı dua şudur:
عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: كَانَ دُعَاءُ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الْعِيدَيْنِ «اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ عِيشَةً تَقِيَّةً، وَمِيتَةً سَوِيَّةً، وَمَرَدًّا غَيْرَ مُخْزٍ وَلَا فَاضِحٍ، اَللّٰهُمَّ لَا تُهْلِكْنَا فَجْأَةً، وَلَا تَأْخُذْنَا بَغْتَةً، وَلَا تُعْجِلْنَا عَنْ حَقٍّ وَلَا وَصِيَّةٍ، اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ الْعَفَافَ وَالْغِنَى، وَالتُّقٰى وَالْهُدٰى، وَحُسْنَ عَاقِبَةِ الْآخِرَةِ وَالدُّنْيَا، وَنَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّكِّ وَالشِّقَاقِ، وَالرِّيَاءِ وَالسُّمْعَةِ فِي دِينِكَ، يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً، إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ
“Allah’ım! Biz senden takvâ üzere bir hayat, düzgün ve selâmetli bir ölüm ve (ahirette) utandırmayan ve rezil etmeyen bir dönüş isteriz.
Allah’ım! Bizi (tövbe etmeden) ansızın helâk etme, hazırlıksız yakalama. Üzerimizde bulunan bir hakkı eda edemeden ve vasiyetimizi yapamadan canımızı alma.
Allah’ım! Biz Senden iffet, zenginlik, takvâ, hidâyet, dünya ve âhiretin güzel âkıbetini isteriz.
Din hususunda şüpheye düşmekten, ayrılık ve anlaşmazlıktan, riyâ ve gösterişten Sana sığınırız.
Ey kalpleri dilediği tarafa çeviren (Allah)! Bizi hidâyete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma. Bize tarafından bir rahmet ihsan eyle. Şüphesiz Sen çokça ihsan eden Vehhâb’sın.”[1]
DUANIN OKUNUŞU
اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ عِيشَةً تَقِيَّةً، وَمِيتَةً سَوِيَّةً، وَمَرَدًّا غَيْرَ مُخْزٍ وَلَا فَاضِحٍ، اَللّٰهُمَّ لَا تُهْلِكْنَا فَجْأَةً، وَلَا تَأْخُذْنَا بَغْتَةً، وَلَا تُعْجِلْنَا عَنْ حَقٍّ وَلَا وَصِيَّةٍ، اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ الْعَفَافَ وَالْغِنَى، وَالتُّقٰى وَالْهُدٰى، وَحُسْنَ عَاقِبَةِ الْآخِرَةِ وَالدُّنْيَا، وَنَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّكِّ وَالشِّقَاقِ، وَالرِّيَاءِ وَالسُّمْعَةِ فِي دِينِكَ، يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً، إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ
…
2. Enes b. Malik Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَقَالَ أَنَسٌ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ قَالَ فِي كُلِّ وَاحِدٍ مِنَ الْعِيدَيْنِ: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، أَرْبَعَمِائَةَ مَرَّةٍ قَبْلَ صَلَاةِ الْعِيدِ، زَوَّجَهُ اللّٰهُ أَرْبَعَمِائَةَ حَوْرَاءَ، وَكَأَنَّمَا أَعْتَقَ أَرْبَعَمِائَةَ رَقَبَةٍ، وَكَّلَ اللّٰهُ بِهِ مَلَائِكَةً يَبْنُونَ لَهُ الْمَدَائِنَ وَيَغْرِسُونَ لَهُ الْأَشْجَارَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Her kim Ramazan ve Kurban bayramlarının her birinde, bayram namazından önce dört yüz defa:
‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l mülkü ve lehü’l hamd, yuhyî ve yümît, ve hüve hayyü’l lâ yemût, biyedihi’l hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ derse, Allahu Teâlâ onu cennette dört yüz huri ile evlendirir. Sanki dört yüz köle azat etmiş gibi sevap kazanır ve Allahu Teâlâ onun için kıyamet gününe kadar (cennette) şehirler bina edecek ve ağaçlar dikecek melekler görevlendirir.”[2]
ZİKRİN OKUNUŞU
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
…
3. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَمَنْ قَالَ لَيْلَةَ الْعِيدِ: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، أَرْبَعَمِائَةَ مَرَّةٍ كَتَبَ اللّٰهُ تَعَالٰى لَهُ ثَوَابَ عِتْقِ مِائَةِ رَقَبَةٍ، وَإِنْ قَالَهَا أَلْفَ مَرَّةٍ كَانَتْ فِدَاءَهُ مِنَ النَّارِ
“Her kim bayram gecesinde dört yüz defa: ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh’
derse, Allahu Teâlâ ona yüz köle âzat etmiş sevabı yazar. Eğer bunu bin defa söylerse, bu zikir kendisi için cehennemden kurtuluş fidyesi olur.”[3]
ZİKRİN OKUNUŞU
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ
…
4. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَعَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ يَوْمَ الْعِيدِ ثَلَاثَمِائَةَ مَرَّةٍ، وَأَهْدَاهَا لِأَمْوَاتِ الْمُسْلِمِينَ، دَخَلَ فِي كُلِّ قَبْرٍ أَلْفُ نُورٍ، وَيَجْعَلُ اللّٰهُ فِي قَبْرِهِ إِذَا مَاتَ أَلْفَ نُورٍ
“Her kim bayram gününde üç yüz defa: ‘Subhânallâhi ve bihamdihî’ der ve sevabını ölen Müslümanlara bağışlarsa, her bir kabre bin nur girer. Kendisi öldüğünde de Allahu Teâlâ onun kabrinde bin nur yaratır.”[4]
ZİKRİN OKUNUŞU
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ
…
[1] Taberânî, el-Mucemü’l Evsat, No: 7572; Hâkim, el-Müstedrek, No: 1987
[2] Abdurrahman es-Safurî, Nüzhetü’l Mecâlis, 1/212 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)
[3] İbnü’l Cevzi, en-Nur fî Fezâili’l Eyyâm ve’ş Şuhur, 93 (Dairetü’ş Şüuni’l İslamiyye, 2018)
[4] Abdurrahman es-Safurî, Nüzhetü’l Mecâlis, 1/212 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)



