…
Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
« أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ شَهْرُ اللّٰهِ الْمُحَرَّمُ، وَأَفْضَلُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ صَلَاةُ اللَّيْلِ »
“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise gece namazıdır.”[1]
İbn Receb el-Hanbeli Letâifü’l Meârif adlı eserinde şöyle anlatmıştır:
“Kim, oruç tutulması yasak olan Kurban bayramı günleri hariç olmak üzere Zilhicce ayını oruçla geçirir ve ardından Muharrem ayında da oruç tutarsa, senesini itaatle kapatmış ve yeni senesini de itaatle açmış olur. Bu sebeple bütün yılının ibadet ve itaat içinde yazılması umulur. Çünkü bir kimsenin ilk ameli itaat, son ameli de itaat olursa, o kimse iki amel arasındaki zamanı da itaatle geçirmiş hükmündedir.” Zira bir hadisi şerifte şöyle buyrulur:
مَا مِنْ حَافِظَيْنِ يَرْفَعَانِ إِلَى اللّٰهِ صَحِيفَةً فَيَرٰى فِي أَوَّلِهَا وَفِي آخِرِهَا خَيْرًا إِلَّا قَالَ اللّٰهُ لِمَلَائِكَتِهِ: أُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ غَفَرْتُ لِعَبْدِي مَا بَيْنَ طَرَفَيْهَا
“İnsanın amellerini yazan iki melek, Allahu Teâlâ’ya bir amel defteri yükseltir de Allah, o defterin başında ve sonunda hayırlı ameller görürse, meleklere şöyle buyurur: ‘Şahit olun ki, bu kulumun o iki hayırlı amel arasında işlediklerini bağışladım.’”
Yine başka bir hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur:
اِبْنَ آدَمَ اذْكُرْنِي مِنْ أَوَّلِ النَّهَارِ سَاعَةً وَمِنْ آخِرِ النَّهَارِ سَاعَةً أَغْفِرْ لَكَ مَا بَيْنَ ذٰلِكَ إِلَّا الْكَبَائِرَ أَوْ تَتُوبَ مِنْهَا
“Ey Âdemoğlu! Günün başında bir müddet beni zikret, günün sonunda da bir müddet beni zikret; böyle yaparsan, büyük günahlar hariç, o ikisi arasında işlediklerini bağışlarım. Büyük günahlardan da tevbe edersen onları da bağışlarım.”[2]
…
MUHARREM AYINDA TUTULACAK ORUÇLAR
…
1. Abdullah b. Abbas Radıyallahu Anhüma’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ صَامَ آخِرَ يَوْمٍ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ وَأَوَّلَ يَوْمٍ مِنَ الْمُحَرَّمِ فَقَدْ خَتَمَ السَّنَةَ الْمَاضِيَةَ بِصَوْمٍ وَاسْتَقْبَلَ الْقَابِلَةَ بِصَوْمٍ جَعَلَ اللّٰهُ لَهُ كَفَّارَةَ خَمْسِينَ سَنَةً
“Her kim Zilhicce’nin son günü ile Muharrem’in ilk günü oruç tutarsa, geçmiş yılı oruçla tamamlamış ve gelecek yılı oruçla karşılamış olur ve Allahu Teâlâ (bu oruçları) onun için elli yılın (günahlarının) kefareti kılar.”[3]
2. Abdullah b. Abbas Radıyallahu Anhüma’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
مَنْ صَامَ يَوْمًا مِنَ الْمُحَرَّمِ كَانَ لَهُ بِكُلِّ يَوْمٍ ثَلَاثُونَ يَوْمًا
“Her kim Muharrem ayında bir gün oruç tutarsa, ona her bir gün için otuz günlük sevap verilir.”[4]
3. Enes b. Malik Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
مَنْ صَامَ أَوَّلَ جُمُعَةٍ مِنَ الْمُحَرَّمِ كُفِّرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ، وَمَنْ صَامَ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مِنَ الْمُحَرَّمِ الْخَمِيسَ وَالْجُمُعَةَ وَالسَّبْتَ كَتَبَ اللّٰهُ لَهُ عِبَادَةَ تِسْعِمِائَةِ عَامٍ
“Her kim Muharrem ayının ilk cuma gününde oruç tutarsa, bu oruç geçmiş günahlarına kefaret olur. Her kim de Muharrem ayında perşembe, cuma ve cumartesi olmak üzere üç gün oruç tutarsa, Allahu Teâlâ ona dokuz yüz yıllık ibadet sevabı yazar.”[5]
4. Hazreti Ali’den rivayet edildiğine göre bir kişi kendisine: “Ramazan’dan sonra hangi ayı oruçlu geçirmemi emredersin?” diye sordu. Hazreti Ali şöyle cevap verdi: “Bu konuda birinin soru sorduğunu ancak bir kişi için duydum; o kişi de Rasûlullah’a ﷺ sormuştu ve ben de orada oturuyordum. O şöyle demişti: ‘Ey Allah’ın Rasulü! Ramazan’dan sonra hangi orucu tutmamı emredersin?’ Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu:
إِنْ كُنْتَ صَائِمًا شَهْرًا بَعْدَ رَمَضَانَ فَصُمِ الْمُحَرَّمَ، فَإِنَّهُ شَهْرٌ قَدْ تَابَ اللّٰهُ فِيهِ عَلَى قَوْمٍ، وَيَتُوبُ فِيهِ عَلَى آخَرِينَ.
“Eğer Ramazan’dan sonra bir ay oruç tutacaksan Muharrem ayında tut. Çünkü Muharrem ayı, Allah’ın bir kavmin tevbesini kabul ettiği ve başka kavimlerin de tevbesini kabul edeceği bir aydır.”[6]
[1] Sahih-i Müslim, Sıyâm, No: 1163
[2] İbn Receb el-Hanbeli, Letâifü’l Meârif, 33, 34 (Şirketü’l Kudüs, 2012)
[3] Abdurrahman es-Safurî, Nüzhetü’l Mecâlis, 1/213 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)
[4] Taberânî, el-Mucemü’s Sağir, No: 963
[5] Abdurrahman es-Safurî, Nüzhetü’l Mecâlis, 1/213 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017); İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/291) (DKİ, 2011)
[6] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, No: 1322; İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/291) (DKİ, 2011)


