…
OKUNACAK SURELER
1. Enes b. Malik’ten (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Mümin bir kul hilali gördüğünde Allahu Teâlâ’ya hamd-ü senada bulunup sonra yedi defa Fâtiha Suresini okursa, Allahu Teâlâ mutlaka o kişiye o ay boyunca göz şikayetinden afiyet verir.”[1]
2. İmam-ı Sübkî Rahimehullah’ın beyanına göre; yeni ay görüldüğünde Tebâreke Suresini okumak müstehaptır. Zira onun bir ismi de ‘Münciye’ (kurtarıcı)dır. Bu sure, bir ayın günleri sayısınca otuz ayet olduğundan, her bir ayeti, hilal görüldüğünde kendisini okuyan kişiyi, ay boyunca her bir gün gelecek felâketlerden muhafaza eder.[2]
3. Her kim Ramazan ayının ilk gecesinde Fetih Suresi okursa o yıl (musibetlerden) korunur.[3]
4. Bazı arif kullar buyurdu ki: “Her kim Ramazan hilalini görünce üç defa Fetih Suresini okursa Allahu Teala o yıl ona (maddi ve manevi olarak) genişlikler verir.”[4]
OKUNACAK DUALAR
1. Hazreti Ali’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Hilali ya da (yeni gelen) ayı gördüğün zaman 3 defa « اَللّٰهُ أَكْبَرْ » ‘Allahu Ekber’ dedikten sonra
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي خَلَقَنِي وَخَلَقَكَ وَقَدَّرَ لَكَ مَنَازِلَ وَجَعَلَكَ آيَةً لِلْعَالَمِينَ
‘Bütün hamdler, beni ve seni yaratan, sana menziller (ve burçlar) takdir eden ve seni âlemler için büyük bir âyet yapan Allahu Teâlâ’ya mahsustur’ de. (Bu duayı yapınca) Allahu Teâlâ seninle meleklere iftihar eder ve: ‘Ey benim meleklerim! Şahit olun ki muhakkak ben işte bu kulumu cehennemden azad ettim’ buyurur!”[5]
2. Ubade b. Samit’ten (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُ أَكْبَرُ، الْحَمْدُ لِلّٰهِ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ، اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هٰذَا الشَّهْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ الْقَدَرِ، وَمِنْ سُوءِ الْمَحْشَرِ
“Allah en büyüktür; bütün hamdler, Allah’a mahsustur. Allah’ın yardımı olmadan hiçbir günahtan dönüş ve hiçbir ibadete kuvvet olamaz.
Allah’ım! Ben senden bu ayın hayrını isterim, kaderin şerli olanından ve mahşere kötü çıkıştan da sana sığınırım!”[6]
3. Katâde Rahimehullah’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman 3 defa;
هِلَالُ خَيْرٍ وَرُشْدٍ، آمَنْتُ بِالَّذِي خَلَقَكَ
“(Allah’ım! Bu ayı) hayır ve rüşd (olgunlaşıp kemale erme ve maddî manevî bereketlere nail olma) hilâli (yap)! (Ey Hilal!) Seni yaratan Allah’a iman ettim” dedikten sonra
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي ذَهَبَ بِشَهْرِ كَذَا، وَجَاءَ بِشَهْرِ كَذَا
‘Bütün hamdler, falan ayı giderip falan ayı getiren Allâh’a mahsustur!’ buyururdu.”[7]
Bu duanın Ramazan ayına uyarlaması şu şekildedir:
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي ذَهَبَ بِشَهْرِ شَعْبَانَ، وَجَاءَ بِشَهْرِ رَمَضَانَ
“Bütün hamdler; Şaban ayını gönderip Ramazan ayını getiren Allâh’a mahsustur!”
4. Talha b. Ubeydullah’tan (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالْيُمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلَامَةِ وَالْإِسْلَامِ، رَبِّي وَرَبُّكَ اللّٰهُ
“Allah’ım! Onu bize, bereket ve imanla; selamet ve İslâm’la (gelen bir) hilal yap! (Ey hilal!) Benim de senin de Rabbin ancak Allah’tır.”[8]
5. Hazreti Ali’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ yeni bir ayın hilali göründüğü zaman yüzüyle kıbleye yönelerek şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالْأَمْنِ وَالْإِيمَانِ وَالسَّلَامَةِ وَالْإِسْلَامِ وَالرِّزْقِ الْحَسَنِ يَا دَفَّاعَ الْأَسْقَامِ، وَالْعَوْنِ عَلَى الصَّلَاةِ وَالْقِيَامِ وَالصِّيَامِ وَتِلَاوَة الْقُرْآنِ، سَلِّمْنَا لِرَمَضَانَ وَسَلِّمْهُ مِنَّا حَتّٰى يَنْقَضِيَ، وَقَدْ رَحِمْتَنَا وَغَفَرْتَ لَنَا وَعَفَوْتَ عَنَّا
“Allah’ım! Bu hilali bize emniyet, iman, selamet, İslâm ve güzel rızıkla getir. Ey hastalıkları gideren Rabbim! Namaza, gece ibadetine, oruca ve Kuran okumaya güç ve yardım ihsan eyle. Bizi Ramazan’a selametle ulaştır, Ramazan’ı da bizden selametle geçir; nihayetinde bize merhamet etmiş, günahlarımızı bağışlamış ve bizi affetmiş olarak onu tamamlamayı nasip eyle.”[9]
6. Abdullah b. Ömer’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْهُ هِلَالَ يُمْنٍ وَبَرَكَةٍ
“Allah’ım! Bu hilali bolluk ve bereket hilali kıl!”[10]
7. Enes b. Malik’ten (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilale baktığı zaman şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْهُ هِلَالَ يُمْنٍ وَرُشْدٍ آمَنْتُ بِاللّٰهِ الَّذِي خَلَقَكَ فَعَدَلَكَ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
“Allah’ım! Bu hilali bolluk ve rüşt (olgunlaşıp kemale erme ve maddî manevî bereketlere nail olma) hilali kıl! (Ey Hilal!) Seni yaratan ve seni mutedil (ölçülü ve dengeli) yapan Allah’a iman ettim. Şekil verenlerin en güzeli olan Allah (sanat, ilim ve kullarına ulaştırdığı nimetler bakımından) dâimâ çok bereket (ve hayır) sâhibi olmuştur.”[11]
8. Ebu Cafer Rahimehullah’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ Ramazan ayının hilali göründüğü zaman yüzüyle insanlara yönelerek şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالْأَمْنِ وَالْإِيمَانِ وَالسَّلَامَةِ وَالْإِسْلَامِ وَالْعَافِيَةِ الْمُجَلِّلَةِ وَرَفْعِ الْأَسْقَامِ وَالْعَوْنِ عَلَى الصِّيَامِ وَالصَّلَاةِ وَتِلَاوَة الْقُرْآنِ اَللّٰهُمَّ سَلِّمْنَا لِرَمَضَانَ وَسَلِّمْهُ مِنَّا وَتَسَلَّمْهُ مِنَّا حَتّٰى يَخْرُجَ رَمَضَانُ وَقَدْ غَفَرْتَ لَنَا وَرَحِمْتَنَا وَعَفَوْتَ عَنَّا
“Allah’ım! Onun hilalini bize, emniyet ve imanla, selamet ve İslâm’la, her şeyi kaplayan tam bir afiyet ile ve hastalıkların kalkışıyla, bir denamaza, oruca ve Kuran okumaya yardımla kavuştur. Allah’ım! Bizi (günahlardan arındırarak ve vazifelerimizi doğru düzgün yaptırarak) Ramazan için salim kıl, onu da bizim (şefaatimiz) için ayır. Ve Ramazan çıktığında sen bizi bağışlamış, bize merhamet buyurmuş ve bizi affetmiş olduğun halde onu bizden teslim al.”[12]
9. Râfi b. Hadic’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman 3 defa:
هِلَالَ خَيْرٍ وَرُشْدٍ
“(Allah’ım! Bu ayı) hayır ve rüşd (olgunlaşıp kemale erme ve maddî manevî bereketlere nail olma) hilâli (yap)!” dedikten sonra 3 defa şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هٰذَا الشَّهْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
“Allah’ım! Muhakkak ki ben senden bu ayın hayırlarından istiyorum ve onun şerrinden Sana sığınıyorum!”[13]
10. Hazreti Ali’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ hilali gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هٰذَا الشَّهْرِ فَتْحَهُ وَنَصْرَهُ وَنُورَهُ وَبَرَكَتَهُ وَطُهُورَهُ وَرِزْقَهُ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا بَعْدَهُ
“Allah’ım! Şüphesiz ben senden bu ayın hayrını; fethini, yardımını, nurunu, bereketini, temizliğini ve rızkını istiyorum. Sonrasının şerrinden de sana sığmıyorum”[14]
11. Hazreti Muaviye’nin (Radıyallahu Anh) azatlı kölesi olan Beşir Rahimehullah şöyle demiştir:
“Rasulullah’ın ﷺ sahabelerinden on kişiden hilali gördükleri zaman şöyle dua ettiklerini duydum:
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ شَهْرَنَا الْمَاضِيَ خَيْرَ شَهْرٍ وَخَيْرَ عَاقِبَةٍ، وَأَرْسِلْ عَلَيْنَا شَهْرَنَا هٰذَا بِالسَّلَامَةِ، وَالْإِسْلَامِ، وَالْأَمْنِ، وَالْإِيمَانِ، وَالْمُعَافَاةِ، وَالرِّزْقِ الْحَسَنِ
‘“Allah’ım! Geçen ayımızı en hayırlı ay ve en hayırlı akıbetli ay eyle. Bu (yeni) ayımızı da bize selamet, İslam, emniyet, iman, afiyet ve güzel rızık ile gönder.”[15]
BU DUALARIN TOPLU OKUNUŞU
Bu kısmı 1 defa okuduğunuz zaman bu 11 duanın tamamını okumuş olursunuz:
اَللّٰهُ أَكْبَرْ اَللّٰهُ أَكْبَرْ اَللّٰهُ أَكْبَرْ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي خَلَقَنِي وَخَلَقَكَ وَقَدَّرَ لَكَ مَنَازِلَ وَجَعَلَكَ آيَةً لِلْعَالَمِينَ
الْحَمْدُ لِلّٰهِ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ، اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هٰذَا الشَّهْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ الْقَدَرِ، وَمِنْ سُوءِ الْمَحْشَرِ
هِلَالُ خَيْرٍ وَرُشْدٍ، آمَنْتُ بِالَّذِي خَلَقَكَ
هِلَالُ خَيْرٍ وَرُشْدٍ، آمَنْتُ بِالَّذِي خَلَقَكَ
هِلَالُ خَيْرٍ وَرُشْدٍ، آمَنْتُ بِالَّذِي خَلَقَكَ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي ذَهَبَ بِشَهْرِ شَعْبَانَ، وَجَاءَ بِشَهْرِ رَمَضَانَ
اَللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالْأَمْنِ وَالْيُمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلَامَةِ وَالْإِسْلَامِ، وَالرِّزْقِ الْحَسَنِ يَا دَفَّاعَ الْأَسْقَامِ، وَالْعَوْنِ عَلَى الصَّلَاةِ وَالْقِيَامِ وَالصِّيَامِ وَتِلَاوَة الْقُرْآنِ، سَلِّمْنَا لِرَمَضَانَ وَسَلِّمْهُ مِنَّا حَتّٰى يَنْقَضِيَ، وَقَدْ رَحِمْتَنَا وَغَفَرْتَ لَنَا وَعَفَوْتَ عَنَّا رَبِّي وَرَبُّكَ اللّٰهُ تَعَالٰى
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْهُ هِلَالَ يُمْنٍ وَبَرَكَةٍ وَرُشْدٍ آمَنْتُ بِاللّٰهِ الَّذِي خَلَقَكَ فَعَدَلَكَ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
اَللّٰهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالْعَافِيَةِ الْمُجَلِّلَةِ وَرَفْعِ الْأَسْقَامِ وَالْعَوْنِ عَلَى الصِّيَامِ وَالصَّلَاةِ وَتِلَاوَة الْقُرْآنِ اَللّٰهُمَّ سَلِّمْنَا لِرَمَضَانَ وَسَلِّمْهُ مِنَّا وَتَسَلَّمْهُ مِنَّا حَتّٰى يَخْرُجَ رَمَضَانُ وَقَدْ غَفَرْتَ لَنَا وَرَحِمْتَنَا وَعَفَوْتَ عَنَّا
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هٰذَا الشَّهْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هٰذَا الشَّهْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هٰذَا الشَّهْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هٰذَا الشَّهْرِ فَتْحَهُ وَنَصْرَهُ وَنُورَهُ وَبَرَكَتَهُ وَطُهُورَهُ وَرِزْقَهُ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا بَعْدَهُ
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ شَهْرَنَا الْمَاضِيَ خَيْرَ شَهْرٍ وَخَيْرَ عَاقِبَةٍ، وَأَرْسِلْ عَلَيْنَا شَهْرَنَا هٰذَا بِالسَّلَامَةِ، وَالْإِسْلَامِ، وَالْأَمْنِ، وَالْإِيمَانِ، وَالْمُعَافَاةِ، وَالرِّزْقِ الْحَسَنِ
[1] Nüzhetü’l Mecâlis, Abdurrahman es-Safurî, 1/199 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)
[2] Numan el-Alusi, Ğâliyetü’l Mevâiz, 30 (Daru’l Minhâc, 2005)
[3] Nüzhetü’l Mecâlis, Abdurrahman es-Safurî, 1/199 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)
[4] Ed-Dürrün Nazim fî Havâssi’l Kuran, İmam Yâfiî, 112 (DKİ, 2017)
[5] Numan el-Alusi, Ğâliyetü’l Mevâiz, 30 (Daru’l Minhâc, 2005)
[6] Ahmed b. Hanbel, Müsnedü Ahmed, No: 22791 ()
[7] Sünen-i Ebu Davud, Nevm, No: 5092
[8] Sünen-i Tirmizi, Deavât, No: 3753
[9] İmâd Salih el-Kettânî, Bustânü’l Fukarâ ve Nüzhetü’l Kurrâ, 1/321 (DKİ, 2007); Seyyid Muhammed Hakkı Nazillî, Hazinetü’l Esrâr, 68 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2013)
[10] Taberani, Kitabü’d Dua, No: 904, Syf: 282 (Daru’l Kütübi’l İlmiyye, 1993)
[11] Süyuti, el-Camiu’s Sağir, No: 6814 (Daru’l Kütübi’l İlmiyye, 2004)
[12] İbn Ebi’d Dünya, Fezailü Şehri Ramazan, No: 20 (Mektebetü’l Kuran)
[13] Taberani, Kitabü’d Dua, No: 908, Syf: 283 (Daru’l Kütübi’l İlmiyye, 1993)
[14] Taberani, Kitabü’d Dua, No: 909, 910, Syf: 283, 284 (Daru’l Kütübi’l İlmiyye, 1993)
[15] Süyuti, Cemu’l Cevâmi (el-Câmiu’l Kebir), 19/811



