📌
Ümmetin en büyük hadis otoritesi olan İmam Buhârî’nin (Rahimehullah) hayatı, henüz küçük bir çocukken başlayan ve vefatına kadar süren büyük bir bereket, ihlas ve harikulade haller silsilesidir.
Helal Lokmayla Atılan Temel ve Duayla Gelen Şifa
İmam Buhârî’nin babası İsmâil b. İbrahim, takva sahibi ve zahit bir zat olup vefat ederken etrafındakilere: “Malımda tek bir haram dirhem bile olduğunu bilmiyorum, şüpheli bir dirhem dahi yoktur” diyerek evladına nasıl tertemiz bir helal lokma bıraktığını ifade etmiştir. İmam Buhârî henüz küçük yaştayken gözlerini kaybetmişti. Ancak gözyaşlarıyla dua eden annesinin rüyasında İbrahim Aleyhisselam’ı görmesi ve Hazreti İbrahim’in ona “Ey hanım! Senin çokça dua etmen sebebiyle Allah oğlunun gözlerini geri verdi” müjdesiyle sabah uyandığında gözlerinin tamamen açılmış olması, salihlerin ve bu mübarek ailenin en açık kerametlerinden biriydi.
Üstün Hafızası ve İlmî Üstünlüğü
İlim tahsiline henüz sıbyan mektebinde başlayan Buhârî (Rahimehullah), Basra hocalarının meclislerine katıldığında yaşı çok küçüktü. Akranlarından Muhammed b. es-Sicistânî o günleri şöyle aktarır:
“Buhârî bizimle birlikte Basra hocalarının meclisine gelir giderdi fakat hadisleri yazmaz, sadece dinlerdi. On beş gün kadar sonra bazı insanlar onu kınayıp sıkıştırınca Buhârî, ‘Bana çok yüklendiniz, getirin şu yazdıklarınızı’ dedi. Biz de yazdıklarımızı çıkardık. Hepsini bize tek tek ezberden okudu; öyle ki biz kendi el yazılarımızdaki eksik ve hataları onun güçlü ezberiyle düzeltir hale geldik.”
16 Yıllık Büyük Titizliği
Onu büyük kılan sadece zekası değil, sünnete olan derin hürmetiydi. Yaklaşık altı yüz bin hadis arasından seçerek oluşturduğu ve 16 yılda tamamladığı el-Câmiu’s-Sahîh eserini kaleme alma sürecini kendisi şöyle anlatır: “İçine koyduğum her bir hadisten önce mutlaka boy abdesti alıp (gusledip) iki rekat namaz kıldım ve bu eseri Allah ile kendi aramda bir hüccet kıldım.”
Sünnetin İzinde Bir Ömür
Necm b. Fudayl’ın rüyasında Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabrinden çıkmış, Buhârî’yi de tam arkasından yürürken görmesi; Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her adım attığında Buhârî’nin de ayağını tam O’nun bastığı yere basması, onun Rasûlullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) izini, sözlerini ve fiillerini ne derece hassasiyetle takip ettiğinin manevi bir nişanesidir.
İmam Müslim’in Şahitliği
İmam Buhârî’nin (Rahimehullah) büyüklüğü, devrinin en büyük alimleri tarafından da kabul edilmiştir. Sahîh sahibi İmam Müslim, İmam Buhârî’nin yanına geldiğinde onun iki gözünün arasından öpmüş ve adeta bir edep timsali olarak: “Müsaade et de ayaklarını öpeyim! Ey üstatların üstadı, muhaddislerin efendisi ve hadis illetlerinin tabibi!” diyerek hürmetini göstermiştir. Zor bir hadis illetini Buhârî’nin çözmesinden sonra İmam Müslim şu tarihi sözleri söylemiştir: “Sana ancak haset eden kin besler! Ve şahitlik ederim ki dünyada senin bir benzerin daha yoktur!”
Kaynak:
İbn Hacer el-Askalânî’nin Sahîh-i Buhârî şerhi olan Fethu’l-Bârî adlı eserinin mukaddimesinden (Hedyü’s-Sârî, s. 478, 488) iktibas edilmiş olup; Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî tarafından derlenerek ed-Dürer ve’l-Le’âli bi-Şerhi Sahîhi’l-Buhârî (eş-Şerh’ul-Müyesser li-Sahîhi’l-Buhârî) adlı kitabında yayımlanmıştır (c. 1, Beyrut: el-Mektebetü’l-Asriyye, 2022, s. 11-13).

