…
Zilhicce ayının ilk on gününün faziletiyle ilgili Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
مَا مِنْ أَيَّامٍ الْعَمَلُ الصَّالِحُ فِيهَا أَحَبُّ إِلَى اللّٰهِ مِنْ هٰذِهِ الْأَيَّامِ يَعْنِي الْعَشْرَ
“Salih amellerin Allahu Teâlâ’ya Zilhicce’nin ilk on günlerindeki kadar sevimli olduğu başka günler yoktur.”[1]
Hadis-i şerifte de belirtildiği üzere Zilhicce ayının ilk on günü, Allahu Teâlâ katında en faziletli günlerden olup, biz müminler için büyük bir ibadet ve kulluk fırsatıdır. Bu günlerde yapılan her salih amel kat kat ecirle mükâfatlandırılır. Dolayısıyla bu mübarek zaman dilimini gafletle değil, zikir, ibadet ve hayırla değerlendirmemiz gerekir. Bizler bu yazımızda, bu kıymetli günlerde yapılabilecek on önemli amele ve faziletlerine kısaca değinileceğiz.
1. Amel: Zikir Yapmak
1. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«فَأَكْثِرُوا فِيهِنَّ مِنَ التَّهْلِيلِ وَالتَّكْبِيرِ وَالتَّحْمِيدِ»
“Zilhicce’nin on günlerinde tehlîli (La İlahe İllallah), tekbiri (Allahu Ekber) ve tahmîdi (Elhamdülillah) çoğaltın.”[2]
2. Abdullah b. Ömer efendimiz Zilhicce’nin on günlerinin tamamında hem yatağında (yalnızken) hem meclislerde tekbir getirirdi.[3]
3. Zühretü’r Riyâz adlı kitaptan şöyle nakledilmiştir: Mevla Teala Musa Aleyhisselam’a buyurdu ki: “Ey Musa! Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir defa ‘Lâ İlâhe İllallâh’ derse, yedi kat gökler ve yedi kat yer bir kefeye, ‘Lâ İlâhe İllallâh’ sözü de diğer kefeye konsa, bu kelime onların hepsine ağır basar.”[4]
2. Amel: Oruç Tutmak
1. Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا مِنْ أَيَّامٍ أَحَبُّ إِلَى اللّٰهِ أَنْ يُتَعَبَّدَ لَهُ فِيهَا مِنْ عَشْرِ ذِي الْحِجَّةِ، يَعْدِلُ صِيَامُ كُلِّ يَوْمٍ مِنْهَا بِصِيَامِ سَنَةٍ، وَقِيَامُ كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْهَا بِقِيَامِ لَيْلَةِ الْقَدْرِ
“Allah katında, kendisine ibadet edilmesi bakımından Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli hiçbir gün yoktur. O günlerin her birinde tutulan bir oruç bir senelik oruca denktir; her bir gecesinde yapılan ibadet de Kadir Gecesi’ni ihyâ etmeye denktir.”[5]
2. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«مَنْ صَامَ الْعَشْرَ كُلَّهُ فَكَأَنَّمَا عَبَدَ اللّٰهَ حَقَّ عِبَادَتِهِ».
“Her kim Zilhicce’nin ilk on gününün tamamını oruçlu geçirirse, Allahu Teâlâ’ya hakkıyla ibadet etmiş gibi olur.”[6]
3. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«فِي أَوَّلِ لَيْلَةٍ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ وُلِدَ إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، فَمَنْ صَامَ ذٰلِكَ الْيَوْمَ كَانَ كَفَّارَةَ ثَمَانِينَ سَنَةً».
“Zilhicce’nin ilk gecesi İbrahim Aleyhisselam doğmuştur. Kim Zilhicce’nin ilk günü oruç tutarsa 80 senelik günahına kefaret olur.”[7]
3. Amel: Namaz Kılmak
1. Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَقِيَامُ كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْهَا بِقِيَامِ لَيْلَةِ الْقَدْرِ
“Zilhicce’nin ilk on gecesinde yapılan kıyam Kadir Gecesi’ni ihyâ etmeye denktir.”[8]
2. Hazreti Ali’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Zilhicce ayının ilk on günü girdiğinde ibadet etmeye gayret edin. Çünkü bu günler Allah’ın faziletli kıldığı günlerdir. Allahu Teala bu on günün gecelerini gündüzleri gibi hürmetli kılmıştır. O halde kim bu on gecelerden bir gecenin son üçte birinde dört rekât namaz kılar ve her rekatta bir Fatiha sonra Muavvizateyn (Felak ve Nas) surelerini ve üç kere İhlas suresini ve yine her rekatta bir kere Ayete’l Kürsi okursa, namazı bitirdiği zaman ellerini kaldırıp şu duayı okursa:
سُبْحَانَ ذِي الْعِزَّةِ وَالْجَبَرُوتِ، سُبْحَانَ ذِي الْقُدْرَةِ وَالْمَلَكُوتِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْيِى وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، سُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعِبَادِ وَالْبِلَادِ، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا عَلٰى كُلِّ حَالٍ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا، رَبُّنَا جَلَّ جَلَالُهُ وَقُدْرَتُهُ بِكُلِّ مَكَانٍ
OKUNUŞU
Sübhâne zi’l izzeti ve’l ceberût, Sübhâne zi’l kudreti ve’l melekût, Sübhânallâhi’l hayyillezî lâ yemût, Lâ ilâhe illâ hüve yuhyî ve yümît, ve hüve hayyü’llâ yemût, Sübhânallâhi rabbi’l ibâdi ve’l bilâd, ve’l hamdü lillâhi hamden kesîran tayyiben mübâreken alâ külli hâl, Allâhu Ekber kebîrâ, Rabbena celle celâlühü ve kudretühü bi külli mekân.
ANLAMI
“İzzet ve ceberût (ululuk ve büyüklük) sâhibini tesbîh ederim. Kudret ve melekût (güç ve eşsiz mülk) sâhibini tesbîh ederim. Hiç ölmeyecek diri olan Allâh’ı tesbîh ederim. Ondan başka ilâh yoktur, O (Allâhu Teâlâ ölüleri) diriltir ve (dirileri) öldürür. Kendisi hiç ölmeyecek tek diridir. Bütün kulların ve beldelerin Rabbi olan Allâh’ı tesbîh ederim. (Nimette ve darlıkta) her hâlükârda bol, tertemiz ve bereketli tüm hamdler Allâh’a mahsustur. Allâh her şeyden çokça büyüktür. Rabbimiz’in celâli ve kudreti(nin eserleri) her mekânda (meydana çıkmakta)dır.”
Sonrasında istediği duaları yaparsa bu kişi hac yapmış, Peygamberinin ﷺ kabrini ziyaret etmiş ve Allah yolunda cihad etmiş gibi sevap kazanır. Bu kişi Allah’tan ne isterse Allah ona istediklerini verir.
Kişi bu namazı on gecelerin tamamında kılarsa Allahu Teala kendisine Firdevs-i A’lâ cennetini helal kılar. Onun günahlarını siler. Ve ona ‘Amel etmeye devam et’ denilir.
Arefe günü olduğu zaman gündüzünde oruç tutup gecesinde namaz kılarsa ve bu dua ile dua eder ve Allah’ın huzurunda çokça yakarırsa Allahu Teala meleklerine: ‘Ey meleklerim! Şahit olun ki ben bu kişiyi bağışladım ve onu (sevap konusunda) hac yapanlara ortak ettim.’ buyurur. Bunun üzerine melekler kulunun namazı ve duası karşılığında Allah’ın kuluna verdiği bu faziletlere sevinirler.”[9]
4. Amel: Sadaka Vermek
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«مَنْ تَصَدَّقَ فِي يَوْمٍ مِنْ أَيَّامِ الْعَشْرِ عَلَى مِسْكِينٍ، فَكَأَنَّمَا تَصَدَّقَ عَلَى أَنْبِيَاءِ اللّٰهِ تَعَالٰى وَرُسُلِهِ»
““Her kim Zilhicce’nin ilk on gününden bir günde bir miskine sadaka verirse, sanki Allahu Teâlâ’nın peygamberlerine ve rasullerine sadaka vermiş gibi olur.”[10]
5. Amel: Hasta Ziyareti Yapmak
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«وَمَنْ عَادَ فِيهَا مَرِيضًا فَكَأَنَّمَا عَادَ أَوْلِيَاءَ اللّٰهِ وَبُدَلَاءَهُ».
“Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir hastayı ziyaret ederse, sanki Allahu Teâlâ’nın velilerini ve ebdâl kullarını ziyaret etmiş gibi olur.”[11]
6. Amel: Cenazeye Katılmak
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«وَمَنْ شَيَّعَ جَنَازَةً فَكَأَنَّمَا شَيَّعَ جَنَازَةَ الشُّهَدَاءِ».
“Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir cenazeye iştirak edip onu uğurlarsa, sanki şehitlerin cenazesini uğurlamış gibi olur.”[12]
7. Amel: Bir Mümini Giydirmek
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«وَمَنْ كَسَا فِيهَا مُؤْمِنًا كَسَاهُ اللّٰهُ مِنْ حُلَلِ الْجَنَّةِ»
“Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir mümine elbise giydirirse, Allahu Teâlâ da ona cennet elbiselerinden giydirir.”[13]
8. Amel: Yetimlere İyilik Yapmak
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«وَمَنْ أَلْطَفَ فِيهَا يَتِيمًا أَظَلَّهُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تَحْتَ عَرْشِهِ»
“Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir yetime şefkat ve lütufla muamele ederse, Allahu Teâlâ kıyamet gününde onu Arş’ının gölgesinde gölgelendirir.”[14]
9. Amel: İlim Meclisinde Bulunmak
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
«وَمَنْ حَضَرَ فِيهَا مَجْلِسَ عَالِمٍ فَكَأَنَّمَا حَضَرَ مَجْلِسَ أَنْبِيَاءِ اللّٰهِ وَرُسُلِهِ»
“Her kim Zilhicce’nin on günlerinde bir âlimin meclisinde bulunursa, sanki Allahu Teâlâ’nın peygamberlerinin ve rasullerinin meclisinde bulunmuş gibidir.”[15]
10. Amel: Kurban Kesmek
Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
يَوْمُ الْأَضْحٰى، مَنْ قَرَّبَ فِيهِ قُرْبَانًا فَأَوَّلُ قَطْرَةٍ مِنْ دَمِهِ غَفَرَ اللّٰهُ ذُنُوبَهُ وَذُنُوبَ عِيَالِهِ، وَمَنْ أَطْعَمَ فِيهِ مُؤْمِنًا أَوْ تَصَدَّقَ بُعِثَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ آمِنًا، وَيَكُونُ فِي مِيزَانِهِ أَثْقَلَ مِنْ جَبَلِ أُحُدٍ
“Kurban Bayramı günü kim bir kurban keserse, onun kanının ilk damlasıyla Allah onun ve ailesinin günahlarını bağışlar. Kim o gün bir mümine yemek yedirir veya sadaka verirse, kıyamet günü emniyet içinde diriltilir ve (yaptığı bu amel) onun mizanında Uhud Dağı’ndan daha ağır olur.”[16]
[1] Sünen-ü İbn Mâce, Sıyâm, No: 1727
[2] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, No:5446
[3] Ebu’l Leys Semerkandi, Tenbihü’l Gâfilin, 163 (Dâru’l Fikr, 2009)
[4] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/285) (DKİ, 2011)
[5] Sünen-ü Tirmizi, Savm, No: 758
[6] İbnü’l Cevzi, en-Nur fî Fezâili’l Eyyâm ve’ş Şuhur, 90 (Dairatü’ş Şüuni’l İslamiyye, 2018)
[7] Nüzhetü’l Mecâlis, Abdurrahman es-Safurî, 1/213 (el-Mektebetü’l Asriyye, 2017)
[8] Sünen-ü Tirmizi, Savm, No: 758
[9] el-Ğunye li Tâlibî Tarîki’l Hak, Şeyh Abdulkadir Geylânî, 412 (Mektebetü’l İlmi’l Hadis, 2001)
[10] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/287) (DKİ, 2011)
[11] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/287) (DKİ, 2011)
[12] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/288) (DKİ, 2011)
[13] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/288) (DKİ, 2011)
[14] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/288) (DKİ, 2011)
[15] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/288) (DKİ, 2011)
[16] İmam-ı Gazali, Sülvetü’l Arifin (1/287) (DKİ, 2011)


